KPDS' de Ençok Kullanılan Kelime Örnekleri

A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z
I

ice-bound -- buzların arasında hareketsiz kalmış
iconoclast -- putkırıcı, put deviren ("devrimci") (isim: iconoclasm)
identify -- kimliğini belirlemek (identity = kimlik; identical = aynısı, özdeş; identification = kimliğini saptama)
idiocy -- aptallık, alıklık (idiot = aptal, budala; idiotic = aptalca, budalaca)
ignite -- tutuşturmak, ateşlemek (isim. ignition)
ignoble -- alçak, sefil, şerefsiz
ignoramus -- kara cahil kişi
ignore -- görmezden gelmek, kulak asmamak
ignorance -- 1. bilmezlik, bilmiyor olma; 2. cahillik
illegitimate -- meşruiyet dışı, kamu vicdanına ters
illiterate -- okuma yazma bilmez, ümmi (isim: illiteracy)
illustrate -- örneklerle açıklamak, resimlemek
imaginary -- hayali, kafada uydurulmuş
imaginative -- hayal gücü yüksek; yaratıcı
immaculate -- lekesiz, tertemiz
immemorial -- zamanı bilinemeyecek kadar eski
immense -- uçsuz bucaksız, çok geniş
immigrant -- göçmen (dışardan gelen. tersi: emigrant) (immigrate, immigration X emigrate, emigration)
immobile -- hareketsiz, sabit
immoral -- ahlaksız
immortal -- ölümsüz
impartial (just) -- tarafsız, yan tutmayan, adil
implement -- yerine getirmek, uygulamak, yürürlüğe koymak
implicit -- ima olunan (explicit = açık açık söylenen)
impotence -- kudretsizlik, iktidarsızlık (sıfat: impotent; tersi: potent = güçlü; örnek "a potent poison")
imprecise -- kesin olmayan, defolu, dikkatsiz, özensiz
impression -- 1. alınan izlenim; 2. bırakılan etki veya iz (fiil: impress = etki bırakmak
impromptu -- hazırlıksız, doğaçlama
improper -- 1. yersiz, uygunsuz; 2. açık saçık (impropriety = yakışıksızlık, uygunsuz olma)
improvise -- oracıkta oluşturmak, doğaçlama
inaccurate -- yanlış (isim: inaccuracy = doğru olmama)
inadequate -- yetersiz
inadvertent -- elde olmaksızın fakat tedbirsizce ve pot kırarak
inanimate -- cansız
incidence -- 1. olma, vuku bulma; 2. oluş sıklığı (incident = olay)
incline -- eğiliminde olmak (inclination = eğilim, yapma isteği)
inconsiderate -- düşüncesiz (=bencil, başkalarını düşünmeyen)
incorrigible -- ıslah olması, huyunun düzeltmesi olanaksız
incredible -- inanılmaz, hayretler verici
incurable -- onulmaz, tedavisi olanaksız, devasız
indecent -- açık saçık, ahlaka aykırı
indecisive -- kararsız, belirsiz, kesin olmayan (indecision = kararsızlık, karar verememe)
indescribable -- tasviri/anlatılması olanaksız
indication -- belirti, gösterge (to indicate = işaret etmek)
indifferent -- kayıtsız, ilgi göstermeyen
indigenous -- bir yerin doğal yerlisi, endojen
indispensable -- vazgeçilemez, kesin gerekli
indistinct -- belirsiz, bulanık, belirgin şekilde görülemeyen
indolence -- tembellik (sıfat: indolent)
indomitable -- yılmaz, boyunduruk altına alınamaz
induce -- oluşmaya veya yapmaya yönlendirmek, oluşturtmak
industrious (hard-working) -- çalışkan, gayretli
inevitable -- kaçınılmaz, mukadder
infamous -- kötü şöhretli
infantry -- piyade askeri, piyade kuvvetleri
infertile -- kısır, verimli değil
infidel -- kâfir, imansız
inflammable -- kolay tutuşan, parlayıcı (=-tersi: nonflammable)
influenza, 'flu – grip
infuriate -- öfkesinden çıldırtmak, çok öfkelendirmek
ingenious -- becerikli, yaratıcı (isim: ingenuity)
ingenuous -- saf, masum, içtenlikli
ingratitude -- nankörlük
inherit -- miras veya kalıtım yoluyla almak (inheritance = veraset, miras)
inimical -- düşmanca
inimitable -- taklidi olanaksız, eşsiz
initial -- ilk, başlangıçtaki (fiil: to initiate = başlatmak)
injustice -- adaletsizlik, haksızlık
innate -- doğuştan, varlığının bir parçası olarak
innovate = 1. yenilikçi bir buluş yapmak; 2. yenilemek
insignificant -- değersiz, önemsiz
instinct -- içgüdü (sıfat: instinctive)
insure -- sigorta yapmak
inspire -- 1. esin (ilham) vermek; 2. şevk ve heves vermek (isim: inspiration)
install -- kurmak, yerleştirmek, monte etmek
instructive -- öğretici, eğitici (to instruct = 1. eğitmek; 2. talimat vermek)
insulate -- yalıtmak, izole etmek
insult -- hakaret etmek
insurrection -- ayaklanma, başkaldırı
intangible -- gözle görülmez, elle tutulmaz; belirsiz ve varlığına parmak basamadığımız, kolay anlaşılamayan
integrate -- bütünleştirmek
intensity -- yoğunluk
interact -- etkileşmek
interface -- arayüz
Interfere (in, with) müdahale etmek, işine karışmak, burnunu sokmak
interim -- geçici olarak, araya sokarak
interminable -- bitmek bilmez, can sıkacak kadar uzun
intermittent -- kesik kesik, aralıklarla
interpret -- yorum yapmak, sözlü tercümanlık yapmak
interrogate -- sorgulamak (isim: interrogation)
interrupt -- kesintiye uğratmak
interval -- ara, fasıla
intervene -- araya girerek müdahele etmek
intestine -- ince barsak
intimacy -- yakınlık, mahremiyet
intimidate -- korkutmak, korku vererek yapmasını engellemek
intoxicate -- sarhoş etmek (intoxication = sarhoşluk)
intricate -- karmaşık, girift (isim: intricacy)
intrigue -- entrika, desise (to be intrigued = merakı uyanmış ve çözmek/anlamak istiyor olmak)
introvert -- içine kapanık, içe dönük (tersi: extrovert = dost canlısı)
invalid -- 1. geçersiz, müddeti dolmuş; 2. yatalak hasta
invaluable -- paha biçilmez, çok çok değerli
inventory -- envanter
investment -- yatırım (fiil: to invest; isim: investor)
investigate -- soruşturma yapmak (isim: investigation)
invigorate -- dinçleştirmek, takat ve canlılık vermek
invincible -- yenilmez, galip gelinemez, muzaffer
invisible -- göze görünmez, görülmez
involuntary -- elinde olmaksızın, istem dışı
involve -- duruma veya olaya dahil etmek veya bulaştırmak
involvement -- dahil olma, karışmış/bulaşmış olma, işin içinde olma
invulnerable -- hertürlü saldırıya dayanıklı, yenilmez, yara açılamaz
irrational -- irrasyonel, akla ve mantığa uymaz
irreconcliable -- barıştırılamaz, aralarında uyuşma sağlanamaz
irrelevant -- konu dışı, ilgisiz, kelâlaka
irreparable -- telafisi olanaksız
irresponsible -- sorumsuz (olumsuz nüans)
irreversible -- tersine çevrilemez
irrigate -- sulamak (isim: irrigation)
issue -- 1. konu, mesele; 2. yayın, baskı
item -- bir listeyi oluşturan yazılı madde-başı veya fiziki mallardan herbiri, birim, parça, sşya
ivory – fildişi

 

 
A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z

KPDS Kursu Programları

KPDS' de 60 - 70 + PLUS İstanbul' da Tek Adres DDM KADIKÖY...
Devamı...

KPDS Kursu Ücretleri

Dünya Dilleri Merkezi KPDS Kursları Fiyatları: Maximum...
Devamı...

KPDS Çıkmış Sorular

2008 KPDS Mayıs Dönemi Çıkmış Soruları  1....
Devamı...

KPDS Hakkında Genel Bilgi

1. Genel Bilgiler, Temel İlke Ve Kurallar 1.1....
Devamı...

KPDS Başvuru Koşulları

2. Başvuru 2.1. Başvuru Koşulları Kamu Personeli...
Devamı...

KPDS Başvurusu İşlemleri

2.2. BAŞVURMA İŞLEMİ KPDS’ye başvurular elektronik...
Devamı...

KPDS Başvuru Belgesi

2.3 ADAY BİLGİ FORMUNUN DOLDURULMASI Başvurularını...
Devamı...

KPDS Geçersiz Başvurusu

2.4. BAŞVURULARIN GEÇERSİZ SAYILACAĞI DURUMLAR Dolduruluşunda...
Devamı...

KPDS Geçerli Başvuru Belgesi

2.5. BAŞVURUSU GEÇERLİ ADAYA GÖNDERİLECEK BELGE Sınava...
Devamı...

KPDS Sınav Tarihi 2012

    Dünya Dilleri Merkezi KPDS...
Devamı...

KPDS Sıkça Sorulan Sorular

3. SINAV ZAMANI 3.1. SINAVA GİRERKEN ADAYLARIN...
Devamı...

alt-logo-bu-mudur-ki-la

kpdskurslari.com © 2011 Tüm hakları saklıdır. I Kadıköy I Bağdat Caddesi Şaşkınbakkal

 TOEFL Kursu I IELTS Kursu I TOEIC Kursu I İngilizce Kursu I Almanca Kursu I Fransızca Kursu I İspanyolca Kursu I Rusça Kursu

web tasarim ajansi